İçeriğe geç

Bitkisel hayata giren kişi iyileşir mi ?

Bitkisel Hayata Giren Kişi İyileşir Mi?

Bazen hayat, insana o kadar sert bir şekilde çarpar ki, neye inanacağını, neye umut bağlayacağını bilemezsin. Hayat, adeta seni yerle bir ettikten sonra, sadece birkaç kelimeye, bir bakışa ya da bir dokunuşa ihtiyacın olur. İyileşmek… Bir umut… Bir gün her şeyin düzelmesi. Ama bazen, ne kadar çok istesek de, hayatın acımasızlığıyla karşılaşmak zorunda kalıyoruz.

O günü hatırlıyorum, Kayseri’nin sıcak yaz akşamlarından biriydi. Rüzgar hafifçe esiyordu ama hiçbir şeyin önemi yoktu. Çünkü hastanede, yoğun bakımda bir adam vardı. O adam, en yakın arkadaşımın babasıydı. Beni her zaman kollarına alıp “Gel buraya, seni çok seviyorum” diyen o adam, şimdi yatakta, bitkisel hayata girmişti.

O Anı Hala Hatırlıyorum

Herkes çaresizdi. Gözlerindeki umut, kaybolmuştu. O kadar uzun bir süredir uyuyordu ki, artık doktorlar bile “bir mucize” diyordu. Şehirdeki en iyi hastanelere götürdüler onu. İyileşebileceği umutları vardı ama bir süre sonra herkesin içinde o korkunç sessizlik oluştu. O kadar uzun zamandır uyuyordu ki, insanlar bitkisel hayata giren kişinin iyileşip iyileşemeyeceğini sorgulamaya başladılar.

Ben, her zaman umutlu biri oldum. O yüzden de düşündüm: Belki bir gün uyanır. Belki de, hala bir şansı vardır. Ama diğer taraftan bir gerçek vardı: Ne kadar istersek isteyelim, insanın doğası ne yazık ki her zaman bizden daha güçlüydü. Bir dakika bile düşünmeden o gerçek gelip yüzümüze çarpar.

Duygularım karışıktı; korku, üzüntü, umut ve umutsuzluk. Hangi duyguyu hissedeceğimi bir türlü seçemiyordum. Bir yandan, “belki” diyordum. Belki uyanır, belki doktorlar yanılmıştır. Ama bir yandan da, kalbimde bir yerlerde, içimden bir ses “artık geçmiş olsun” diyordu.

O Geceyi Hiç Unutamayacağım

Bir akşam, yoğun bakımın kapısında beklerken, her şey bana bir film sahnesi gibi geliyordu. Arkadaşım yanımda ağlıyordu, annesi ise başında dua ediyordu. O an, hiç kimse birbirine ne yapacağını ya da ne söyleyeceğini bilmiyordu. Sadece bekliyorduk. Ve ben, o an, başımda bir fırtına gibi dönen düşüncelerle “Bitkisel hayata giren kişi iyileşir mi?” diye sorguluyordum. Tüm bu karmaşanın içinde tek bir şey kesindi: Kimse buna net bir cevap veremiyordu.

Ve sonra, o geceyi hatırlıyorum… Birden, o adamın, yani arkadaşımın babasının, başucundaki makinalardan biri alarm vermeye başladı. Herkes donakaldı, gözleri büyük bir korkuyla açıldı. Bir mucize oluyordu sanki. Fakat, o birkaç saniyelik heyecan çok kısa sürdü. Çünkü doktorlar hızla içeri girdi, müdahalede bulundular ama hiçbir şey değişmedi. Her şey, yine aynıydı. O adam hala yataktaydı ve biz sadece beklemek zorundaydık.

O an, zamanın durduğunu hissettim. Her şey sanki bir rüya gibiydi. İyileşmek… Bir insanın, gerçekten iyileşmesi. O kadar çok istedik ki, sanki düşüncelerimizle her şeyi değiştirebiliriz gibiydi. Ama değiştiremedik.

Bir Hafta Sonra

Bir hafta sonra, o adam hâlâ uyuyordu. Ama artık o eski umutlu ben yoktum. Şimdi bir parça daha olgunlaşmıştım, daha gerçekçiydim. Oğlunun, eşiyle birlikte hastanede geçirdiği günler bir hayal gibiydi. Her şeyin geride bırakıldığı, her şeyin belirsiz olduğu bir zaman dilimiydi. Gerçekten iyileşmek mümkün müydü?

Bir gün, kapı açıldığında doktorlar sadece “Bugün bir gelişme yok” dedi. Sonra o geceyi hatırlıyorum, bir sonraki günkü gözyaşları ve beklemek. Yavaşça kabul ettik, belki de o adam artık uyandıktan sonra bizleri beklemiyordu. Ve belki de bir insanın bedeni bir yerlerde, bir şekilde her şeye veda etmek zorunda kalmıştı.

Umut, Hayal ve Gerçek

Bundan sonra, daha çok düşündüm. Birçok kez sormuşumdur: Bitkisel hayata giren kişi iyileşir mi? Bu soru, artık sadece mantıklı bir soruya dönüşmüştü. Ve ne yazık ki, bu sorunun cevabını bilmek, hiçbir şeyin değişmesini sağlamıyordu. Belki de hayatın gerçeği bu: İyileşmek, her zaman bizim istediğimiz gibi olmuyor. Bazen, bir insanın iyileşmesi, beklediğimizden çok farklı bir şekle bürünebilir.

İçim buruk ama bir o kadar da rahat. Çünkü sonunda anladım ki, iyileşmek sadece fiziksel değil, duygusal bir süreç. Belki de o adam, hiçbir zaman fiziksel olarak iyileşemeyecek, ama onun yerine bizler, ona duyduğumuz sevgiyi ve hafızasını taşımaya devam edeceğiz. O, artık bedenen aramızda olmayacak ama ruhunda, kalbimizde her zaman bir yerleri olacak.

Bazen iyileşme, yalnızca bedensel değil, duygusal bir yolculuktur. O yüzden, hayatın her anını tam anlamıyla yaşamalı, ve her zaman iyileşme umudumuzu kaybetmemeliyiz. Kim bilir, belki de en zor zamanlarda, en beklenmedik anlarda, umut bambaşka bir şekilde karşımıza çıkar.

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

mecidiyeköy escort
Sitemap
ilbetvdcasino firmasıvdcasino güncel girişhttps://www.betexper.xyz/betci girişhiltonbet