Güç, Ekran ve Sofra: “Güzide ile Mutfaktan Sofraya Ne Zaman?” Sorusunun Siyaset Bilimi Yorumu
Günümüz medyasında, yemek programları basit tariflerin ötesinde toplumsal ve ideolojik mesajlar taşır. Bir siyaset bilimcisi olarak izlediğim herkesten önce şu soruyu sorarım: “Kim kimin sofrasında, hangi zamanda yer alıyor?” “Güzide ile Mutfaktan Sofraya ne zaman?” sorusu, görünürde bir yayın zamanına dair bilgi isterken aslında iktidar, kurumlar, ideoloji ve vatandaşlık ilişkilerinin bir kesitini sunar. Zira medya, devlet ve topluluk arasında kurulmuş görünmez bir iktidar alanıdır.
Program Zamanı: Kurumların ve İktidarın Ötesi
Medya kurumları, içerikleriyle birlikte bir zaman rejimi kurar. Hangi program hangi saatte yayınlanır? Hangi günler “ev işi”, “mutfak” sohbeti için ayrılır? Bu tercihler, toplumsal düzenin küçük birer fotoğrafıdır. “Güzide ile Mutfaktan Sofraya” programı, 02 Ekim itibarıyla Pazartesi, Salı ve Çarşamba günleri saat 10:30’da başlayacak şekilde Kanal 7’de yayınlanmaya başlamıştır. [1]
Bu yayın saati seçimi tesadüf değildir: gündüz kuşağı, ev içinde vakit geçirebilecek, ev işleri ve kişisel bakım ile ilgilenme ihtimali yüksek kişilere yöneliktir. Bu da ev içi emeğin görünürlüğünü, medya üzerinden gündemleştirilmesini ve bir “ev halkı” algısının sıkılaştırılmasını sağlar.
İktidar, İdeoloji ve Ev Emeklerinin Temsili
Medya, ideolojik metinleri doğrudan değil, doğallaştırılmış biçimlerle sunar. Gündüz yemek programı yayınlamak, ev işi ve mutfak emeğini “kadının doğal alanı” olarak görünür kılabilir. Bu temsilde iktidar gizlenir: izleyici, bu yayın akışını eleştirmeden benimser, “ev zamanı”, “mutfak zamanı” gibi kavramlar norm olur.
Kadınların ev içi görünürlüklüğü, toplumsal etkileşim mekanizması olurken, erkekler genel olarak dış güç odaklı temsillerin merkezine çekilir (siyaset, ekonomi, yönetim). Bu durum, medya yayın zamanlarının bile cinsiyet temsili üzerinden düzenlendiğini gösterir.
Vatandaşlık ve Katılım: Kim İzler, Kim Değiştirir?
Vatandaş medyayı tüketirken aynı zamanda ideolojik mesajların muhatabıdır. Sorun şu: bu katılım pasif bir “izleyicilik” mi olur, yoksa programlara yönelik eleştiri ve alternatif içerik üretimiyle aktif bir “katılım”a mı dönüşür? Kadın izleyiciler, mutfak programlarıyla içselleştirilen kimlik modelleriyle yüzleşirken; erkek izleyiciler bu temsili pek sorgulamayabilir.
Burada bir hamle gerekir: toplumsal medyada yorum yapmak, eleştiri üretmek, alternatif yayınlarla kendini ifade etmek bir vatandaşlık pratiği haline gelir. Böylece “mutfaktan sofraya” programı yalnızca bir zaman dilimi değil, ideolojiyi yeniden üreten bir araç haline gelir.
Erkek ve Kadının Temsili Dengesi
Erkek bakış açısı genellikle stratejik ve güç odaklı temsillerin içinde yer alır: politika, liderlik, iktidar merkezleri. Kadın bakış açısıysa demokratik katılım ve toplumsal etkileşim üzerine kurulu söylemlerle örtüşür: ev yaşamı, topluluk ilişkileri, kültürel üretim.
“Güzide ile Mutfaktan Sofraya” programının yayın saati, izleyici kitlesi ve içeriği, bu ikili temsili bir sahneye yerleştirir. Kadınlar mutfakta görünürken, erkek bakış genellikle dışarıya yönelir; bu da programın zamanlamasına, reklamveren tercihlerine ve içerik yapısına yansır.
Provokatif Sorular: Zamanın Ardındaki Egemenlik
– Bir yemek programının yayın saati gerçekten “rastgele” belirlenmiş midir, yoksa toplumsal işbölümünü yeniden üretmek için tasarlanmış bir iktidar stratejisi midir?
– Ev içi emek yıllardır görünmez kalmışken, bu tür programlarla temsil edilmesi toplumsal eşitsizliği mi örtüyor?
– Kadınların çoğunlukla izleyici olarak konumlandığı bu yayın dilinde, onların eleştiri ve üretici rolü nerede?
– Erkeklerin toplumsal liderlik temsilleriyle kadınların ev temsilleri ne zaman dengelenecek?
Sonuç: Bir Yayın Zamanından Çok Daha Fazlası
“Güzide ile Mutfaktan Sofraya ne zaman?” sorusu, teknik bir yayın sorgulamasından öte, toplumsal düzenin küçük bir kırılmasını açar. Medya kurumları, ideolojiler, temsiller ve vatandaşlık kavramları; hepsi bir yayın saatiyle birlikte yeniden düzenlenir.
Ekran saatleri, program içerikleri ve izleyici profilleriyle inşa edilen medya evreni, sadece bir zaman çizelgesi değil; kimlik, sahne ve iktidar ilişkilerinin sahnesidir. İzleyici olarak sen bu sahnede hangi rolü oynuyorsun? Zamanın hangi dilinde konumlanıyorsun?
—
Sources:
[1]: https://www.yasemin.com/yasam/haber/3000727-guzide-ile-mutfaktan-sofraya-sofralari-senlendirmeye-geliyor?utm_source=chatgpt.com “‘Güzide ile Mutfaktan Sofraya’ sofraları şenlendirmeye geliyor”